 | MARIA RITA EPIK, Eurovision 1979 senesi Türkiye finali birincilik ödülünü alırken, çok mutluydu. Ama bilmiyordu ki, kader onu Eurovision tarihinin en şansız şarkıcısı yapmaya hazırlıyordu.. 25 şubat 2007 de Ayce Dikmen in röportajiyla bu sanatçıyı tanıyalım... http://www.hurriyet.com.tr/ege/6014414.asp?gid=142 |
<!--[if !vml]--> <!--[endif]-->Maria Rita Epik deyince, İzmir’de akıllara birçok genci yetiştiren müzik okulu gelir. Oysa Epik, üniversite öğrencisiyken TRT’nin düzenlediği Eurovision Şarkı Yarışması’nda bestesi ’Seviyorum’ ile birinci oldu. Dönemin iktidarının politikası sonucu İsrail’deki büyük yarışmaya katılamadı, ama hala Eurovision elemesini kazanmış ilk ve tek kadın şarkı yazarı.
Eurovision’u kazanıp gidememek size neler hissettirdi?
- O zaman hayal kırıklığı hissettim, haksızlık yapıldığını düşündüm. Politik nedenle gönderilmemem saçma gelmişti. Ama sonradan şunu düşündüm; devletler gençleri savaşa, ölüme gönderiyor, benim gönderilmemem nedir ki.
Eurovision’u kazandıktan sonra hayatınızda neler değişti?
- 21 yaşımda kazandım, 23 yaşımda ABD’ye gidip müzik okudum. Eurovision’u kazandığımda meşhurdum, rutin bir işte çalışamıyordum. Geceleri şarkı söylüyordum, ama hoşlanmıyordum. Piyasanın beklentileri farklı, uyuşamadık. Egemen Bostancı, Nükhet Duru’nun Karmen şovunda çıkmamı teklif etti. Görüşmeye bile gitmedim. Bana uygun olmadığını hissediyordum.
"Seviyorum" için "Sahneye ulaşamamış bir şarkı" deniyor. Bu nedenle mi yeni albümünüzde bu şarkıyı yeniden düzenlediniz?
- Eski düzenlemesini çok beğenmiyordum. Yeni albümümde hakkı verildi. Sonuçta bu şarkıyla Türkiye’yi temsil etme hakkı kazandım. Bu çok önemli.
RÜYAMDA GÖRDÜĞÜM SAHNE 7 YIL SONRA GERÇEKLEŞTİ
Müzik okulu kurmanız nasıl gerçekleşti?
- Okulumu kurduğumda 32 yaşımdaydım. Eğitimcilik ailemde var. Annem, ben abim hepimiz eğitimci olduk. ABD’de bir gece rüyamda, okulumu ilk kurduğum yerdeki müzik tahtası önünde kendimi ders anlatırken gördüm. 7 yıl sonra okulumu kurduktan sonra bir gün ders anlatırken rüyamın gerçekleştiğini fark ettim.
Müzik yolunda kariyerinizi eğitmen olarak çizmeniz sizin tercihiniz miydi?
- Yolum, şarkı yazarlığı konusunda açılmazken eğitmenlikte hep açık oldu. Ben inanan bir insanım, Allah’ın, ’Sen burada duracaksın, seni müzik yeteneğiyle donattım ama senin yapman gereken eğitmenlik’ dediğini düşünüyorum.
Yine de hiç pişmanlık hissetmediniz mi?
- İnsan her zaman ’acaba’ diyor, Sting gibi şarkılarıyla hayatını kazanan biri olmak isterdim. İki sene önceki albümümle dünyanın en iyi şarkı yazarlarından biri olsam ama okulum elimden alınsa diye düşündüm ama fark ettim ki okulum her şeyden değerli.
YABANCI OLMADIĞIMIZ ANLAŞILAMIYOR
İzmirli iyi müzisyenlerin çoğu gitti. Siz memnun musunuz kalmaktan?
- Ben o kaosa girmek istemedim. İstanbul ikinci şehrimiz oldu. Orası aslında Türkiye demek. Önemli sanat etkinlikleri İstanbul’da. Gidip izliyorum çünkü şehrimin bunları yapacak gücü yok. Hayat orada akıyor. Gençler de orada kalıyor. Ama bu İzmir’e özel sıkıntı değil. İzmir’de herkes beni tanıyor. Araştırsalar dedemi, babaannemi de tanırlar, kaç nesildir buradayız.
Eurovision’da yabancı olduğunuzu iddia edilmiş.
- 21 yaşında, beş dil bilen bir öğrenci olarak Türkiye’yi temsil edecekken adımdan dolayı bazıları rahatsız olmuştu. Hala bizim yabancı olmadığımız anlaşılamıyor. Bunun nedeni tarihin doğru anlatılamaması. 1071’de Türkler Anadolu’ya geldiğinde buradaki insanlarla kaynaştı. Ama Türkiye’de ismin ya da dinin farklı olması durumunda yabancı olarak algılanıyorsun. Maria Rita Epik Türktür. Benim başka bir pasaportum yok.
Eğitmenlik, sanatçı yetiştirmek ne ifade ediyor?
- Ben mutlu insan yetiştirmek istiyorum. Atatürk’ün de dediği gibi, sanatçı doğulduğuna inanıyorum. Sanatçı potansiyeli olan birine yolunu bulmasında yardımı umuyorum. Bunlardan biri Ege. Birkaç şey söyledim, çok iyi şeyler çıkardı. Ege çok vefakar, ama onun gibi her yetiştirdiğim sanatçıdan aynı vefayı göremedim.
SANATÇI KİMSENİN HAYRANLIĞINI KAZANMAK İÇİN UĞRAŞMAZ
Yeni albümün adı ’Aradan Uzun Zaman Geçti.’ Uzun zaman sonra albüm yapmak nasıl oldu?
- Karar vermek zor oldu. Eski albümlerimden bazıları istediğim gibi olmamıştı. Bu sefer olsun istiyordum. Şansım yaver gitti. İzmir’de iyi müzik adamları var ama dünya standartlarında stüdyo yok. Bu çok acıklı. İmkansızlıklar içinde albümü yaptım, miks ve masteringde Milano’ya gittim.
Günümüz piyasa koşullarında içinizden geldiği gibi albüm yapmak kolay mı?
- Şimdi tutar mı tutmaz mı diye yapılıyor albümler. Nazım Hikmet hiçbir zaman 14 yaşındaki çocukları yakalayayım diye yazmadı, hiçbir gerçek sanatçı bir kitleye hitap etmek, hayranlık kazanmak için yazmaz. Sanatçı kendisini anlatır, beğenen beğenir, ama mutlaka bir felsefesi vardır.
MÜZİK İMAL EDİP SATILIYOR
Müziğin popüler kültürdeki yeri sizi rahatsız ediyor mu?
- Dünyada birçok şey rahatsız ediyor. Sting gibi sanatçıların bile sonu geldi. Bir çok şey kapitalist düzen dayatması. Kolalar nasıl imal ediliyorsa, müzik de imal edilip satılıyor. İnsanların en zayıf noktası nedir? Seks; onunla allanıp pullanıyor. Videolarda çıplak kadınlarla sanat değeri, ruhsal içeriği olmayan müzik satmaya çalışıyorlar. Benim için o müzik değil zaten.
Bu sığlık diğer alanlara nasıl yansıyabilir? Eğitmen olarak gözleminiz ne?
- Reklamlarda bir şeyi yüz kere görünce gidip alıyoruz bu da aynı mantık. Çocuklar da bir şeyi yüz kere dinleyince onu istiyor. Ama bu şarkılar ruhlara hitap etmiyor. Fikret Kızılok’un yazdığı bir şarkıyla bugünküler arasında dağlar kadar fark var. Cem Karaca bir şey söylerdi, düşündürürdü.
|