 |
2001 yılında Eurovision’da Türkiye’yi temsil eden ve 2005 Ulusal Final'inde yarışan SEDAT YÜCE ile ; son günlerin en popüler konusu olan Eurovision'u konuştuk.
|
 |
|
2001 yılında Eurovision’da Türkiye’yi temsil eden SEDAT YÜCE ile ; son günlerin en popüler konusu olan Eurovision'u konuştuk.
Ön Söz:
SEDAT YÜCE, şu an Türkiye 'de sanatçı olduğunu iddia eden birçok kişinin eline su dahi dökemeyeceği bir isimdir. O yıllar, bugünkü gibi puanlama sistemi Türkiye lehine çalışmıyorken büyük bir başarıya imza atmış ve ülkemize 11.’lik gibi çok iyi bir derece kazandırmıştı.
Ama ne yazık ki; magazin sanatçısı olamadığı için hak ettiği yere gelememiştir. İki yüzlü olamadığı için, onun bunu karşısında el pençe divan duramadiği için çok kimselere adını duyuramamıştır.
Hakkıyla katıldığı ve kazandığı Eurovision Ulusal finali sayesinde Avrupa'ya gitmiş ve orada hatırı sayılı bir derece ile ülkesine dönmüştür. Bugünkü puanlama sistemiyle, derecesi en kötü ilk beş olacak olan bu şarkıcımız ; 2003 senesinde başka bir uluslararası yarışmada rakiplerini geride bırakarak birinciliği kazanmıştı. TRT şu sıralarda ‘Türkiye'yi kim temsil etmeli‘ diye düşünürken; bilmem bu Sanatçımızı hatırlar mı? Ama eminim ki bu isim düşünülen bir çok isimden on kat iyi kalitede bir ses ve isimdir.
Ve işte Röportajımızın 1. Bölümü ile karşınızdayız...
2005 Türkiye finali videosu
Ali Durgut: Sevgili Sedat Yüce, Eurovision sonrası çok güzel başarılara imza attığınızı biliyoruz. Röportajımıza başlarken bize son sene içinde neler yapmakta olduğunuzu bahseder misiniz?
Sedat Yüce: Sahne çalışmalarına devam ediyorum. İzmir Göztepe'de bulunan "Bonzai Cafe"de müzik çalışmalarım devam ediyor. Kent Orkestrası, Bar Çalışmaları, Sedat Yüce Project grubu çalışmalarına başladım. Solo Albüm var ama ondan önce ENBE orkestrasından albümleri için şarkı söylemem konusunda teklif geldi. Şu an o proje ile ilgileniyorum.
Ali Durgut: Çok güzel haberler bunlar. Biliyorsun bende Eurovision'la olan yaşantıma devam ediyorum.
Sedat Yüce: Sen Eurovision denince akla ilk gelen kişisin zaten
Ali Durgut: Evet, İlk adam olma durumum! kıskançlardan dolayı başımı ağrıtsa da kopamıyorum. Seviyorum bu yarışmayı.
Sedat Yüce: Eurovision hastalık tabiki, bırakamıyorsun.
Ali Durgut: Eurovisiondream.com İnternet portalımızı nasıl buluyorsun.?
Sedat Yüce: Süper, iyi bir iş çıkarılmış. Tebrik ederim.
Ali Durgut: Sen şarkı söylemeyi nasıl seviyorsan, bende bu heyecanı
yaşamayı o derecede seviyorum.
Sedat Yüce: Ben gittim, temsil edip geldim, hala kopamadım. Aslında bir kerede daha gitsem süper olur tabii. Ama Albüm ve iyi bir çıkış şart artık...
Ali Durgut: Seninle zaten Eurovision 2001'de Kopenhag'da beraberdik. Çeşitli Türkiye Ulusal Finallerinde de aynı heyecanı birlikte yaşamıştık.
Sedat Yüce: Bilmez miyim, harika günlerdi...
2001 Avrupa Finali videosu
Ali Durgut: Şimdi sana 2010'da Norveç'te yarışmak için TRT 'den teklif gelse, kararın ne olurdu?
Sedat Yüce: Hiç düşünmeden kabul ederim...
Ali Durgut: Şu aralar medyada Eurovision 2010 için aday enflasyonu var. Nedense tüm sanatçılar bu yarışmayı 2003 başarısından sonra keşfetti. Adaylar TRT'ye medya yoluyla mesajlar yolluyorlar.
Sedat Yüce: Beni bilen olmadı ne yazık ki...
Ali Durgut: Evet seni bilen olmadı o seneler. Çünkü Eurovision önemsenmiyordu. Sertab ve özellikle Gülseren sonrası popularite artmaya başladı...
Sedat Yüce: Ben harcandım malesef
Ali Durgut: Biliyorsun ben 2005 Ulusal Final jurisindeydim. Ön seçimlerden sonra finale hak kazanan adaylar TRT ve juri tarafından İstanbul'a davet edildi. Sende o zaman oradaydın. Kamuoyu bilmez ama Jüri tüm bestecilere çeşitli önerilerde bulunmuştu. Bunlar beste ve yorumcu değişimi üzerineydi. Jüri senin şarkın için yorumcu değişimi önermişti. Ancak sen bayan vokal alarak şarkıyı finalde kendin yorumlayınca, Jüri; özellikle Garo Mafyan ve Melih Kibar bu duruma çok üzülmüşlerdi. Neden jurinin bu uyarısını dikkate almamıştın?
Sedat Yüce: Evet, hiç hatırlatma. Akıllandım, profesyönelleştim ama tren kaçtı sanırım...Ama şuna bakarsak ben besteciden çok yorumcuyum. 2001de de yorumculuğum ön plandaydı ve çok beğenilmişti. Israr etmem bu nedenleydi ama sonra farkettimki, beste benim olmasına rağmen şarkı tam bana uymadı. Şarkı güzeldi ama sesime oturamadı...veya ben slow bestelerde parlayabiliyorum
Rimi Rimi Ley
Ali Durgut: Sevgili Sedat Yüce, katıldığın Eurovision 2005 ulusal finalinde Erdinç Tunç; Rimi Rimi Ley için solist ararken Gülseren'i bulmuştu. Tatil için geldiği İstanbul'da önce kendini stüdyoda, sonra da sahnede bulmuştu. Hazırlıksızdı...
Sedat Yüce: Evet doğru 2005 kısmetim değilmiş, ne diyeyim artık...
Ali Durgut: Jüri o sene Şarkıdan çok Gülseren'in sahne tecrübesini beğendi. "Nasılsa şarkı değişir; bu kızda iş yapar" diye Gülseren'i birinci yaptı. Peki Gülseren hakkında düşüncelerin nedir?
Sedat Yüce: Dürüstçe söyleyeyim. Şarkıda en büyük hata "nakarattı; patlaması gereken yerde düşüyordu". Güzel başlayıp kötü biten bir hikaye gibi. Yoksa Gülseren elinden geleni yaptı. Değişik yorumu, farklı konsepti vardı. Türkiye'de tanıdığı olmadığı için destek bulamadı. Türkiye'de kıymeti bilinmedi ama bu ülkedeki çoğu sanatçıdan daha saygın bir yerdedir, daha değerlidir benim gözümde.
Ali Durgut: Ozan Çolakoğlu'nun düzenlediği Rimi Rimi Ley'in final versiyonunu nasıl bulmuştun?
Sedat Yüce: Ne yalan söyleyeyim ben sevmiştim. İlk haline göre daha bir soundluydu. Ancak hata yüzünden patlayamadı.
Ali Durgut: Bende sevmiştim yeni halini. Kamuoyuna kızı öyle anlattılar ki, şarkıyı seven insanlar bile "seviyorum" demeye korktu.
Sedat Yüce: Doğrudur. ortalık bayağı karışmıştı. ATV'deki "A Takımı" bile bu konuyu program yaptı. Bana davet geldi ama o gece sahnem olduğu için canlı yayına katılamamıştım.
Ali Durgut: Beni en çok üzende "Jürinin bu kıza torpil geçtiği" haberleri oldu. Hatta benim Jüriyi etkilediğim bile söylendi.
Bazen kendime "ben neymişim" dediğim zaman oldu. Sen ne düşünmüştün?
Sedat Yüce: Evet biliyorum Ben seni önceden tanımasam; Basının gazına gelip inanabilirdim. Ama inanmadım.Basın bu olayı gerçekten çok abarttı...
Ali Durgut: O sene finalistler içinde en iyi seninle tanışıyordum. Torpil gücüm olsa bile senin için kullanırdım. Ama bende oyumu sana değil Gülserene vermistim.
Sedat Yüce: Evet, o da doğru. Gülseren'e yapılan haksızlığa bende çok üzülmüştüm. Medya onu çok üzdü. Yalanlar ve iftiralara maruz kaldı.
Esmer Yarim
Ali Durgut: Eurovision tarihimizin en kötü şarkısı sence hangisi?
Sedat Yüce: Halay'ı yarıştığı yıllarda sevmemiştim. Esmer yarim ise korkunçtur.
Ali Durgut: Peki en çok hangi şarkımızı sevdin desem?
Sedat Yüce: Favorim yenilerden "For Real.", eskilerden "Sev" . "Bana Bana"nın enerjisi çok hoşuma gidiyor...
Ali Durgut: Birde senin şarkını sayacaksın galiba?
Sedat Yüce: Yok onu saymıyorum. O en iyilere girmez. Ama o yorumcuyu beğendiğimi söyleyebilirim. Ne Narsistim değil mi?
Ali Durgut: Türkiye'nin Eurovision tarihinde bizi temsil eden "eni iyi ses" olarak seni gösterebilirim.Çok güzel bir performanstı...sen ne dersin?
Sedat Yüce: Sağolasın. Onur duydum bunu senden duyduğuma...
Ali Durgut: Yanılmıyorsam o yıl basın en iyi sesler olarak seni ve Norveç temsilcisini göstermişti?
Sedat Yüce: Evet bununla ilgili bir gazetede yazı çıkmıştı. ...
Ali Durgut: Şunu diyebilirim ki; Sen bir pazarlama stratejisi kurbanısın. Ne sanatçılar biliyoruz, sesleri yok. Ama, ortada "ben starım" diye gezinirler.
Sedat Yüce: Doğru ne yazıkki. ENBE ile projemden sonra belki hatırlanırım. Ocak gibi çıkacak albümümde tekrar beni gündeme çıkarak diye düşünüyorum.
Ali Durgut: TRT sanatçıyı bu ay sonu açıklayacak gibi. Bence sende aday adayı olmalısın. Şu an medyada insanlar kendilerini aday gibi göstermek için PR çalışmasındalar. Buna ne dersin?
Sedat Yüce: Evet . en azından bir şans aradığımı 2005'te gösterdim. Ulusal final yapılmadığı için kendimi gösteremiyorumda. TRT'nin düşüncesinin de benden daha ön plana çıkan sanatçılarda olduğuna inanıyorum. Ama şunu diyebilitim ki "Artık daha tecrübeliyim, sesim tam oturdu ve bir şans isteyebilim. Eurovision için artık hazırım"diyebiliyorum.
Ali Durgut: Zaten artık Uluslarası yarışmada ödül almış bir sanatçısın. Kendini kanıtladın...
Sedat Yüce: Evet 2003 yılında Fethiye de yapılan "Uluslarası Akdeniz Şarkı Yarışması"nda; Aranjesi bana ait olan Kaan Özdemir ve Caner Arar bestesi "Nereye Kadar?" ile bir birincilik aldım. Avrupa'da canlı yayınlanan bir yarışmaydı ve 15 ülke katıldı.
Ali Durgut: Eurovision temsilcimizin kim olacağı şu dönemlerde, o sahnede kimleri görmek istersin?
Sedat Yüce: Öncelikle iyi bir beste ile, sesi güçlü, bangır bangır söyleyecek bir sanatçıyı görmek isterim. Erkeklerde seçimim eskilerden olacak. Gökhan Tepe ve Tarkan. Bayanlarda yorum kalitesinde eksiklik olduğuna inanıyorum. Ama Işın Karaca ve Burcu Güneş'i görmek isterim.
Ali Durgut: Avrupa finalinde senin 1 oy farkla ilk 10'u kaçırmana üzüldüm. 11. oldun...Şu an olsaydı . Simdiki puanlama sistemiyle sen de kesin ilk 5'te olacağını düşünüyormuydun?
Sedat Yüce: Kısmet. belki Eurovision'a bomba gibi bir balad'la dönerim. ILK 5 DEGIL BIRINCI OLURUM
Ali Durgut: Kişisel olarak TRT'nin 2010 için seni düşünmesini isterdim. Biliyorsun süper ötesi bir sesin var.
Sedat Yüce: Benim bilmem yetmiyor ki. TRT'den teklif gelmesi lazım.
Hadise
Ali Durgut: Sevgili Sedat Yüce, sence TRT kurumu; Eurovision temsilcisi ve şarkısını seçmek için bir Ulusal final yapmalı mı?
Sedat Yüce: Evet bence yapmalı. Tam zamanı ama yine karar TRT'nin.
Ali Durgut: Popstarlarda görüldüğü üzere halk, kalite yerine duygusallığa kapılarak yalnış tercihlere oy verebiliyor. 2005'te de halk oylaması yapılsaydı Gülseren yerine pop star yarismacisi Barış Kömürcüoğlu kazanacaktı. TRT haksızlık olmasın diye Jüri sistemini secti. bu konuda ne dersin?
Sedat Yüce: Bana göre "tanınıyor" diye kimse şanslı olmamalı. Eşit şartlarda, adil olarak yapılmalı. O yüzden bu tür yarışmalarda jüri sisteminin olmasında fayda var.
Benim kazandıgım 2001 Ulusal finali çok adil bir yarışmaydı. Mükemmel ses Işın Karaca'yı eleyebildiğimden dolayı hala onur ve gurur duyarım.
Ali Durgut: Evet haklısın. Seni medyada ve özellikle magazinel dünyada göremiyoruz. Dönemimizde yapıldığı gibi bir sansasyon yaratarak gündeme gelmeyi düşünmez misin?
Sedat Yüce: Ben sadece yorumcu değilim. Müzisyenim,Müzik adamıyım. Müziğimle varım.
Ali Durgut: Ama ne yazıkki muzik dunyasinda yalaka ve şaklabanlar daha cok kazanıyor gibi.. Ortada şarkıcı demeye dilim varmayacağı yeteneksizlere alkış tutuluyor. İki yüzlü olmayı seviyoruz galiba, sen ne dersin bu duruma?
Sedat Yüce: Bunu anlamam zaten yıllardır. Fatih Erkoç'da alkışlanıyor. Ajdar da alkışlanıyor bu ülkede.
Ali Durgut: Eurovision'a dönecek olursak. Hadise nasıldı?
Sedat Yüce: Amerikan gırtlağı, RnB'de başarılı mükemmel bir ses. Güzelliğide tescilli tabiki. Ama finalde hayal kırıklığı yaşadım. Mükrofonu kısıktı veyahut hastaydı.Bir şeyin onun performansını çok etkilediğine inanıyorum. Talihsizlik oldu diyelim. Ben o gece Azeri Aysel'in sesini çok daha net duydum. Hadise'de sorun vardı. Elbisesini soracak olursanız Annem ve Babam direk şunu dediler; "Vah Vah! Bı kıza dikecek başka birşey bulamadılar mı?"
Ali Durgut: Anneni Eurovision'dan tanıyorum. Çok doğal biri. Iyi anlaşmıştık...
Sedat Yüce: Sanatçı kişiliğimin mimarı o. Ev hamınımı olarak iyi bir müzik kulağı vardır, sesi iyidir ve amatörce besteler yapar.
Sevgiliye Son - Tanıtım Klibi
Ali Durgut: Eurovision 2001'de unutamadığın bir anı bizimle paylaşır mısın?
Sedat Yüce: Fransa'nın şarkısı biterken kuliste engel olamadığım dizlerimin titreyişi. En büyük korkum ve heyecanım oldu. Ancak sahneye çıktığımda hiç bir şey kalmadı. Aksine "Haydi Sedat, Ülkeni temsil ediyorsun ve şimdi şovunu yap" dedim içimden . Ayrıca Yunanistan'dan 10 puan almam. Yunanistan ve Türkiye arasında tarihte çok az rastlanacak yükseklikte bir puandı. O puanın üzerine hala çıkılamadı. Nasıl olsa Egeliyim, İzmirliyim deyip gülmüştüm.
Ali Durgut: Evet. Eskiden puanlar daha çok anlamlıydı. Şimdi 8'ler, 10'lar,12'ler aynı heyecanı vermiyor.
Sedat Yüce: Doğru. Birde Ömer Önder'in harika sunumu tüylerimi diken diken eder. O kadar güzel şeyler söylemiş ki; özellikle yorumculuğum hakkında, ona teşekkür ediyorum. Büent Özveren'in yeri bende ayrıdır ama 2001'i sunduğu için Ömer Önder'i farklı anıyorum.
Ali Durgut: Eurovision'da İngilizcemi Türkçe mi?
Sedat Yüce: İngilizcenin tek avantajı anlaşılabiliyor olması. Yoksa bence hiç bir artısı yok. Ama avantaj sağladığıda bir gerçek.
Ali Durgut: Eurovisiondream aracılığı ile tüm Eurovisionseverlere ve Türkiye'ye seslendiğin için sana teşekkür ediyorum. Seni yeniden görebilmek çok güzel.
Sedat Yüce: Bende size ve beni dinleyen herkese teşekkür ediyorum. Eurovisiondream'e ve ekibine başarılar diliyorum.
Ali Durgut: Müzik hayatında , projelerinde ve umarım seni yeniden görebileceğimiz Eurovision heyecanında başarılar.
|