| O'na biz saz verin |
|
|
2012 Eurovision Şarkı Yarışması için birçok ünlü sanatçının ismi geçerken TRT Can Bonomo isimli bir “Meczup” ta karar kıldı…
O’NA BİR SAZ VERİN
“Meczup” isimli albümündeki “Bana bir saz verin” parçasıyla sessiz sedasız listelerde yükselen Can Bonomo, TRT’den aldığı teklifle büyük gürültü kopardı. Kimileri “Bu da kim” derken kimileri “Yahudi adamın Eurovision’da ne işi var” diye sordu. Ancak kim ne derse desin, farklı müziğiyle sazı, darbukayı ve kemanı ustaca harmanlayan bu yeni yetme çocuk Bakü’yü sallayacağa benziyor.
Dünyanın en uzun soluklu şarkı yarışması Eurovision sadece bizim için mi çok önemli? Biz bu kadar yaygara koparırken Avrupa ülkeleri bunu sıradan amatör bir yarışma olarak mı görüyor? Şarkı mı yarışıyor, şov mu, siyaset mi? Belki hepsi doğru belki hepsi yanlış. Ancak gerçek olan şu ki müziğin beşiği Avrupa ülkeleri bile bu yarışmayla yatıp kalkıyor ve neredeyse ölüm kalım savaşı olarak görüyor. Türkiye için 1975’ten beri süregelen bir ritüel adeta Eurovision. Semiha Yankı’yı basma elbiseyle gönderdiğimiz, Çetin Alp’le Avrupa’ya Opera’yı öğretme hadsizliğine giriştiğimiz, Gülseren’le Rimi Rimi ley diyerek yamyamlaştığımız, Ajda Pekkan’la yas tuttuğumuz, Seyyal Taner’le yılan görmüş at gibi tepindiğimiz, Şebnem Paker’le ezikliğimizi üzerimizden attığımız ve nihayet Sertab Erener’le Avrupa’yı fethettiğimiz bir süreç Eurovision. Gerçekten de Eurovision Şarkı Yarışması nasıl bir şeydir? Güzel şarkı mı kazanır hep yoksa şarkıyı bir kenara iten marjinal şovlar mı? İyi olan ülkeye mi oy verilir yoksa konu komşuya mı dağıtılır? Tüm bunların cevabı hem “hepsi” hem de “hiçbiri” dir. Eurovision Şarkı Yarışması ülkelerin bütün siyasi tavırlarına rağmen her sene en güzel şarkının kazandığı aynı zamanda görsel bir şovdur. İnanılmaz bir reklam pastasıdır. İnanılmaz bir müzik sektörüdür. Bu gerçek artık Türkiye için de böyledir, İngiltere için de. Hal böyle olunca bu yarışmayı görmezden gelmemiz, burun kıvırmamız çok da inandırıcı değildir. Sonuçta her “Turkey” denildiğinde hepimizin havalandığı bir gurur okşama durumudur Eurovision. Her sene bilindik isimlerin öne sürüldüğü ardından yılbaşı akşamı TRT’nin seçtiği sanatçıyı duyunca rakı kadehlerinin havada kaldığı bir şarkı yarışmasıdır aynı zamanda Eurovision. Bu sene de Atiye, Hande Yener falan derken işte Yahudi asıllı bir Türk olan Can Bonomo ismi açıklandı. Şaşırıp kalmamız normaldi çünkü en çok şaşıran Bonomo’nun ta kendisiydi. Şaşkınlığımızı üzerimizden attıktan sonra internette dolaşmaya ve Can Bonomo’nun şarkılarını dinlemeye başladık. Aslında bu çocuk Eurovision’dan önce de vardı. “Bana bir saz verin” diye Kral TV ekranlarında söylenip duruyordu. Ancak “O” bir saz beklerken TRT O’na çok daha sevineceği bir armağan verdi. Şaşırmaması mümkün mü? Neyse işin şakası bir yana, Can Bonomo, TRT’nin şu ana kadar verdiği ender doğru kararlardan biridir. Bir kere Can Bonomo iyi müzik yapan bir genç, farklı müzik yapan bir besteci ve söz yazarı, İstanbul Müziği adını verdiği tarzında batılı enstrümanların yanı sıra saz ve darbukayı da muhteşem kullanan bir aranjör ve hepsinin üstüne sevimli bir adam. Eurovision için başka bir şeye de gerek yok zaten. Hadi bakalım Turkey… Bize de bir birincilik lazım…
Sıfır puanla sonuncu olunca üzüntüsünden ölen Çetin Alp, Türk Eurovision tarihinin en makûs olayıdır.
Sertab Erener muhteşem şovunda omuz sallarken Avrupa da sallanıp duruyordu. Türkiye birinci olunca sallantı durdu.
Can Bonomo Eurovision için biçilmiş kaptan. Bonomo için İsrailliler şimdiden oylarını hazırladı bile.
Hiç ortalarda görülmese de Şebnem Paker Eurovision da Türkiye için bir dönüm noktasıdır.
Murat YILDIRIM INFE Turkey - EurovisionDream Akdeniz Bölge Kordinatörü
www.eurovisiondream.com
|




Facebook
Twitter
Myspace
Yahoo
Digg
del.icio.us
Windows Live
Blogger
Rain Concert
Yorumlar