| EG2010/26 - İsveç |
|
|
|
Sanatçı: Anna Bergendahl
Bu sene İsveç’in şarkışı çift kategoriye giriyor. Hem orta-tempolu bir pop eseri, hem de gitarlı pop-slov şarkılarından. Sözleri etkileyici olmasıyla birlikte çok özetle, hayatın yargı değerlerinin nasıl beyinlerde ölçüldüğünü ve buna hangi açıdan önem verildiğini gösteriyor. Özellikle de şu dünyamızda herkes birilerini taklit etmek istediği zamanda, kendin olabilmek .. sadece kendi özün olabilmeyi anlatıyor bu eser. Beni etkiledi. Bakalım sizi de etkilemesini bilecek midir?
TEMCİLCİ Anna Bergendahl’ın kökleri hem İsveç’e hem de İrlanda’ya dayanıyor. Kendisi Stockholm doğumludur ama Nyköping kentinde çocukluğunu geçirir ve orada büyür. 2008 yılı sezonunda, yine öbür ülkelerin sanatçıları gibi, Popstar-vâri bir programda canlı shovlara katılma hakkı elde ederek 5. olmuştur. Küçük çocukken bile SUPER TROOPERS isimli bir televizyon programında sahne performansı sergilemişti. Bu popstar yarışmasından sonra ilk albüm anlaşması imzalar. Yani müzik karyerinin daha başında olan yeni bir sanatçık daha .. Dünyaca ünlü İsveç Ulusal Finali ‘ MELODI FESTIVALEN ’ ‘dan bir hafta önce seslendirdiği şarkı sigle hit listelerinden TOP 5 yapmıştı. Bir hafta önce de ilk albümü “Yours sincerely” piyasaya nihyatinde sürüldü.
BESTECİLER
İsveç’le ilgili o kadar çok anlatılacak şey var ki, bunu bir sayfada da anlatamayız ne de bir günde de de anlatamayız. Arşiv o kadar büyük ki .. bir cephane teşkil ediyor. Herneyse biz bildiğimiz gibi devam edelim. Parça’nın bestekârı BOBBY LJUNGGREN ve söz yazari KRISTIAN LAGERSTRÖM.
Avrupa’da hiç bir ülkede Melodi Festivalen kadar başarılı ve ünvan elde etmiş olan başka bir festival yoktur. Bunu hemen hemen her eurovision fanatiği de tastiklar zaten. 10 Milyonluk İsveç’in 5-6 milyonu bu yarışmaya odaklanıyor .. ama her yıl. Tele-oylamaya gelince de her yıl 3-4 milyon arası insan sms atıyor. KOCA Türkiye’de tele-oylama ancak 120.000 civarlarında seyrediyor. Arada ki tezât duruma bakar mısınız. Türkiye’de ilgi halkta yerlede sürünürken, görsel medyamız eurovision’u skandal haberler üretebilmek için de kullanırsa olacağı bu olur. Biz eurovision’un beraberinde getirdiği müzik sevgisini adam akıllı Türkiye’de sahtî olarak yayamiyoruz. Gerçi kuzey ülkelerinde adam akıllı kültürel bir zenginlikte yok. Kendilerine göre bir meşguliyetleri olması da gerekiyor elbet.
ÜLKENİN EUROVISION GEÇMİŞİ
İlk kez 1958’de bu yarışmaya katılan İsveç, o gün bugündür toplam 4 defa Eurovision’u kazandılar; 1974, 1984, 1991 ve 1999. Bu ülke toplam 25 defa TOP 10 yapmış bir ülke ve ben şehsen 2000 yıllarda ki bazı top 10’da oluşlarını tasvip etmiyorum. Ama demek Ulusal Finalleri tüm Avrupa kıtasında yankı bulunca Avrupalıları dolaylı yollarla bilgilendirmiş oluyorlar. Nitekim Türkiyede Futbol bir parayumağı pazarı ise aynı şeyi Melodi Festivalen içinde söylemek doğru olur sanırım.
ŞARKI SÖZLERİ
This is my life
Bu benim hayatım
Rayları takip ediyorum
Çünkü bu benim hayatım, dostum
Burada işim bitti, ayak parmaklarım durmak bilmiyor
Çünkü bu benim hayatım, dostum
Kaçmak istemiyorum, savaşmak istemiyorum
Çünkü bu benim hayatım, dostum
(Çünkü bu benim hayatım, dostum)
Çünkü bu benim hayatım, dostum |
Yazar Hakkında
Fatih Civelek
1986 yılından beri Eurovision'u takip etmektedir.
Eurovision 2007'yi Helsinki'den takip etmiş; yorum ve yazılarını çeşitli sitelere paylaşmıştır.
Daha önce Eurovisionary'de muhabirlik görevinde bulundu. Yazıları Esctoday ve Eurovision.tv sitelerinde yayınlandı.
Son yıllarda WowTurkey sitesinde Eurovision yorumcusu olarak yazılar yazmaktadır.
Çalışmaları arasında TRT Kurumuna sunduğu "Eurovision Ulusal Final" projesi yer almaktadır. Aynı konsepte bir projeyi Felemenk TV'si ile de paylaşmıştır.
Ayrıca "2004 Eurovision Finali" konusunda bir projesin TRT Kurumu ile paylaşmıştır.
Ali Durgut'la 26.09.06 günü tanışmasını hayatının önemli dönüm noktalarından biri olarak tanımlamaktadır.
Brüksel - Belçika'da yaşamaktadır.Kendine ait "Turkish Eurovision School" isimli sitesi bulunmaktadır.




Facebook
Twitter
Myspace
Yahoo
Digg
del.icio.us
Windows Live
Blogger
Rain Concert
Yorumlar
Gelelim şarkıya… Anna'nın sade kıyafati ve kırmızı converse'si ile gözlerimizi büyüledi. Işıklarla olan salondaki ambiyans mükemmeldi. Esc'de de yapacakmış sanırım. Bu sene Azerbaycan ve İsveç favorim. Anna'nın kadife sesi herkesi büyüleyecektir o gün. Şarkı sözleride süper etkilenmemek elde değil. İsveç bir kaç yıldır yüzü hiç gülmüyor hakkettiği dereceleri hiç almıyor. Umarım bu sene bu tabuyu yıkar. Bu sene Anna'ya çok güveniyorum.
Bu şarkı da farklı birşey var sanki. Direk etkiliyor insanı. Belkide Anna'nın o içten gülümsemesiyle ve kendini kaptırmasıyla alakalı. Umarım çok başarılı olurlar. Çünkü hakeden birkaç ülkeden biri İsveç.
Bana göre ilk defa sahnede kibirli durmayan ve İsveç halkının pembe yanaklı gülü Anna’nın sade hali, gönülleri fethetti diyebiliriz. Bir ormanda yürüyorsunuz diyelim ve bir deste yapacak kadar çiçekler beraber yanyana .. ama işte arasında sadece O güzeli dermek (koparmak) istersiniz ya .. bu şarkı da öyle .. çok nezih bir o kadar da kırılgan, ama neticede sinelere işleyen özünde bir şarkı. Maalesef bu tip şarkılardan çok gördük Eurovision tarihinde, o yüzden yeni birşey değil hani. Bu seneyi özel yapan Anna’nı tevazu bir o kadarda mütevazi kişiliği. Tüm bu reçetenin içine birde HER YIL Stokcholm’de GLOBEN ARENA’sında yapılmasıyla, bu Arena’nın bir de büyüsünü eklerseniz.. o zaman bu şarkı kazanamaz ama TOP 5 hakediyor diyebilirsiniz. İlk kez hayatımda bir İsveç şarkısını sevdim diyebilirm .. Az sonra video klip karşınızda olacak ve yorumlarınızı bende bekleyeceğim. Anna Bergendahl, Eurovision şarkısını sahnede yaşatıyor, filizlenen bir çiçeğe yapraklar açtırıyor ve kendi ses rengiyle bu eseri büyüleyici yapıyor .. Biliyorum bu eser 8.lik ve 15.lik arasında bir yerde gidip gelecek, ama benim puanım = 11.3 puan (12 üzerinden)