| EG2010/16 - Polonya |
|
|
Sanatçı: Marcin Mroziński
Legenda, nihayet .. bu “ Efsane ” ye hazır olun, çünkü müthiş-üstü bir hikaye ile karşımızda Lehler bu yıl. Bu eser orta-templu bir balad, melodram olduğu kadar, gizem ve sırlarla dolu akıllıca işlenmiş bir parça. Tradisyonel diyebileceğimiz hem folklerik öğeler içeren ve aynı zamada da vokal olarak opera nüktleri içermesiyle birlikte belki de eurovision’un son 10 yılında tüm bu reçeteyi içeren bir eser daha ne gördük ne de duyduk. Duymuş ta olamayız. Sözler neyi mi anlatıyor ?? .. sanatçı o kadar yorulmuş ki artık bu bitmeyen hasret bir efsane’ye dönüşüvermiş. Kendisi o azmi tükenmek bilmeyen ve kendini ölüme kadar aşık olduğu bir kadına eninde sonunda ulaşabileceğini düşünen bir şövalye. Prenses ise kurtarılmayı bekliyor .. ama sonunda ne oluyor .. acep sizce hikaye hüzünle mi bitiyor yoksa mutlulukla mı sonuçlanıyor. Hep birlikte göreceğiz. Türk müzik piyasasında bu tip sanatçı yeni jenerasyona ihtiyaç var piyasamızın müzik stilleri bakımından farklılık arz edebilmesi için. Bu şarkı climax’a doğru çıkarken sonunda büyük bir patlama yaparak yüreğinize işleyiveriyor. TEMCİLCİ ve BESTECİLER
Devam ediyoruz. 9 yaşındayken bizim Marcin hayatında katıldığı ilk çocuk şarkı yarışmasını kazanır. Bu yaştan itibaren de keşfedilir. Bu sükseden sonra Polonya’da ülke çapında farklı tiyatro prodüksiyonlarında oynar. Bildiğiniz üzere PopStar-vâri yetenek yarışmaları 2000’li yılların başında tüm dünyayı bir akım gibi sarıp sarmalar. Polonya’da elbet bundan nasibini alan ülkelerden. Aradan koca 10 yıl geçti ve artık bu tip yarışmalar tüm dünyada baymış olacak ki artık ne organize ediliyor nede bahsediliyor. Dünya bu pop star’larla KOCA 10 YIL içinde ükelere ve dünyaya yeni nesil sanatçılar ve yetenekler gerçekten de kazandırmıştır. Bir 10 yıl sonra yeniden yeni nesil sanatçılara ihtiyaç duyulacaktır. Bizim Marçin’de bu yeteneklerden. Her nekadar 2002’de kendi ülkesinde bu yarışmaya katılsa da elemeden kurutulup tekrar sahne alamadı. Ama olsun .. yetenek yetenektir elbet .. yıllar birbirini kovalar ve 2005’te çeşitli uluslararası müzik festivallerinde boy gösterir. Bu yıl geri bu kahrolası IDOL-POPSTAR yarışmasına döner ve bu sefer yarı finale kadar yükselmesini bilir.
Resmi Blog: http://www.eurovisionfamily.tv/user/Marcin+Mrozinski+POLAND/blog/main
Bu yıl Polonya tuhaflıklar ve gariplikler ülkesi .. Lehlerin Bestecisi de Marcin’in isim adaşı. Marcin Nierubiec farklı Leh sanatçılarla çalışmıştır ve bu konuda inanılmaz tecrübeler edinmiş bir insan. Bir kaç tanesini saymak gerekirse; Krzysztof Krawczyk, Maryla Rodowicz, Katarzyna Skrzynecka and Marzena Korzonek. 2006’da Polonya Ulusal finalinde “ I fell in love ” isimli eseri Queens tarafından seslendirilmişti. Son klasmanda 6. olmuştu. Görüyoruz ki Eurovision’a ucundan dokunan insanları tekrar görmek nasib oluyor.
Ben olsam Türkiye olarak topyekün Polonya’nın eserine oy verirdim. Bu yıl tek parlayan eser farklılık bakımından ve inanılmaz küvvetli bir besteyle karşı karşıyayız. Hakikaten Video blogları izlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Özellikle Video Blog numara 4 – 5 – 6 ve 7. Ayrıca doğup büyüdüğü inowroclaw beldesinin beldiye başanının daveti üzerine yaptıkları küçük resmiyet konuşması bile mevcut. Kısacası bu yıl bir sanatçı gerçekten Eurovision Yolculuğunu anlatıyor diyebiliriz. Gerçek Oslo yolculuğu .. hadi yolcu kalmasın ..Marcin’in sesi beni çok ama çok cezbediyor. Erkek gibi erkek bir ses. Vokal temiz, berrak ve gür. Sahneyle resmen tiyatro oynuyor. Çok karizmatik bir kişilik ve üstüne üstelik kendini daha iyi tanıtabilmek için bir Video Blog başlatmış. Bu video blog’ta çoğu sanatçıların aksine FACEBOOK gibi paylaşım sitelerinden ziyade direk Video çalışmalarıla bizleri dünyasına davet ediyor. Hatta bir videosunda ailesini tanıtmakla kalmayıp, Bosna Hersek yolculuğundan ezan sesleri bile aktarmış ve Saraybosna gibi tarihi bir şehir beni gerçekten derinden etkildedi de diyor kendisi.
Her ülkenin Ulusal Final ismi olduğu gibi, Polonya’nında Ulusal finalinin bu yılkı ismi KRAJOWE ELIMINACJE 2010 idi. 10 eser yarıştı ve 2004’ten bu yana ilk kez birinci tele-oylama ile belirlendi. Ondan önce hep bir jüri oyları da olurdu. Marcin Mroziński oyların %33’ünü süpürür. İkinci Anna Cyzon’du ve onunda eseri pek fena değildi, ama Marcin oylarının yarısı kadar oy toplayamamıştı. Bazen de bir ulusal final ya çok küvvetli oluyor ya da çok küvvetli olamıyor maalesef.
ÜLKENİN EUROVISION GEÇMİŞİ
Biz Eurovision Fanları olarak ayrı bir dünyada yaşamaktayız. Bir ülkenin hangi yıllarda hangi sanatçıyla katıldığını, hangi yıl kaç puanla kaçıncı olduklarını, vesaire .. ansiklepedik bilgilermiş gibi aklımızda tutarız ve biliriz yani .. Bazı ülkeler mükemmel eserler çıkarır derken bakmışsınız ki bir kaç yıl aradan sorna gina getirmeye başlıyorlar. Bazıları mükemmek gidiyorken ve en sevdiğiniz Eurovision ülkesi dediğiniz vakit bakmışsınız ki ertesi yıl rezil bir eserle kendi ülkelerine olan bakışlarımızı tepetaklak etmişler. Rusya bu yıl vasat altı. Estonya köklü bir müzik ülkesi olmasına rağmen, Istanbul 2004 hariç, yarı final sistemlerinde başarıya adam akıllı ulaşamadılar her ne kadar 2005 ve 2009 toparlanma olarak gözükse de. Polonya’ya gelelim. Adamlar umarım bu yıl ile beraber toparlanmaya girerler, çünkü Lehlerin Eurovision Künyesi pêk te parlak değil. Bugüne kadar bu ülkenin 1 ve TEK başarısı 1994’te ilk katıldığı yıl oldu. Edyta Gorniak’ın müthiş-üstü vokal kabiliyeti 2.lik getirmişti. Ondan sona bir de 2003’te bizim Sertab’ın katıldığı yıl bir de 7.likleri var .. o kadar. Ama Polonya ilk 4 katılımında güçlü bayan sesler yollamıştı ve o kadar şahane sesler vardi ki, ben bu yüzden bu ülkeyi hep Bayanların ülkesi sanırdım, çünkü o imaj oluşmuştu. 1996’de bu büyü bozuldu ve bir grup gitmişti. 2008’de yine küvvetli bir bayan vokal yollanıldı, ama bu sefer beste iyi değildi. 2005 ve 2007 arası bu ülke çok çekti ve herşeyi denemişti. Folklor olsun, Pop-R&B ya da Slov parçalar olsun .. hiç birisi netice vermemişti .. hata iki yıl üst ucudan 11. olup final biletlerini bile kaçırmışlardı. Ama üzülüyordum, Polonya Ulusal Finali güzel eserler verdi .. ama her seferinden yanlış eseler yollandı. Bu ülkenin jürisinden de şüphelerim var doğrusu.. Herneyse, Varşova’da bir Eurovision Hayal ediyordum hep .. aklımca tabii ki. Her yıl değişik bir ülkede .. Fanlar olarak hayalimizi süsleyen bunlar. Her ülke yapsın ki her ülke doysun bu organizasyona diyordum kendi kendime. Tabii ki neredeyse 50 yıl olacak ve Portekiz en uzun bekleyen ülke ünvanını elinden bırakmayacak birincilik konusunda sanırım.
ŞARKI SÖZLERİ
Legenda
Za lasem, za górą
Every day I think about tomorrow
I'll be forever, ever and ever
Z zamku porwał pannę
Lovely princess, I am here to save you
I'll be forever, ever and ever
I'll be forever, ever and ever
(I'll be forever, ever and ever) I'll be forever…
(Morał z tego taki jest że) Efsane
Ormanların ardında, dağlar arkası
Hergün yarını düşünüyorum
Ben bir ömür, kar’da ve kış’ta
Saraydan kızı kaçırıverdi
Nezih validem, seni kurtarmak için burdayım
Ben bir ömür, kar’da ve kış’ta
Ben bir ömür, kar’da ve kış’ta
(Ben bir ömür, kar’da ve kış’ta) Ben bir ömür…
(Anlayan anladı) |
Yazar Hakkında
Fatih Civelek
1986 yılından beri Eurovision'u takip etmektedir.
Eurovision 2007'yi Helsinki'den takip etmiş; yorum ve yazılarını çeşitli sitelere paylaşmıştır.
Daha önce Eurovisionary'de muhabirlik görevinde bulundu. Yazıları Esctoday ve Eurovision.tv sitelerinde yayınlandı.
Son yıllarda WowTurkey sitesinde Eurovision yorumcusu olarak yazılar yazmaktadır.
Çalışmaları arasında TRT Kurumuna sunduğu "Eurovision Ulusal Final" projesi yer almaktadır. Aynı konsepte bir projeyi Felemenk TV'si ile de paylaşmıştır.
Ayrıca "2004 Eurovision Finali" konusunda bir projesin TRT Kurumu ile paylaşmıştır.
Ali Durgut'la 26.09.06 günü tanışmasını hayatının önemli dönüm noktalarından biri olarak tanımlamaktadır.
Brüksel - Belçika'da yaşamaktadır.Kendine ait "Turkish Eurovision School" isimli sitesi bulunmaktadır.




Facebook
Twitter
Myspace
Yahoo
Digg
del.icio.us
Windows Live
Blogger
Rain Concert
Yorumlar
başlangıçta ki folklorik nüktesel öğe, yazar bakışlı tritagonist anlatımdır. Ondan sonra ismi geçen Pawie Pióro isimli şovalye anlaşılacağı üzere Leh hikâyelerinde tanınmış bir masal figürü olsa gerek.
Bu açıdan Pawie erkek ismidir. Önce bu ismi Petrov olarak tecüme edeyim diye düşünüyordum, çünkü Türkçe telafuzumuzun diline en yakın slav ismi. Sonra karar verip bu ismi Türkçe bir erkek ismi ile değıştirdim, ki bize daha yakın bir isimlendirme olsun.
Son olarak şovalyemizin soy imsi eserde PIORO olarak geçiyor. Pioro'nun anlamı kalem demek, halbu ki hikaye'ye göre eski dönemlerin kalemleri mürekkep içine bandırılan Kuş tüğlerinden oluşmaktaydı. Bu 'tüğ' kelimesi batı avrupa lisanlarında tercümesi uygun oluyor. Ingilizcesi Feather'dir. Ama Tüğ kelimesi bu tercümede Türkçe olarak yakışmadığı için salt kalem kelimesi yanına Türkçe tercümesine göre hikayesel anlam ve tercüme kazandırabilmek için 'oğlu' ibaresini ekledim.
Umarım açıklayıcı olmuştur.. Bu eseri can kulağı ile dinleyip kendinizi o hikâyeni akışına bırakınız .. seveceksiniz !!
1 - Şarkıyı 3 defa video’dan hem dinleyin hem izleyin. Eski TRT zihniyeti klibin ilk dakikasinda ki öpüşme sahnesini sansürlerdi sanırım, ama o da zaten bir iki saniye sürüyor. Önemli değil siz şarkıya odaklanın.
2 - Şarkıyı altta aktardığımız şarkı sözlerini okuyarak birlikte dinleyin.
3 - şarkıyi bir de Ulusal Final performansı tıklayarak ve dinleyerek izleyin. Adamın yüz ve vucüt lisanı, yüzünde ki mimikleri ve ruhunu esere kaptırması. Sanırım Eurovision tarihinin ilk vokal-tiyatrosuna şahit olacağız.
Recete bu .. Bu şarkı biz bazı Eurovison Fanları için ilk dinleyişte büyüme gösterdi. Bazıları ise bu da ne böyle diyebilirler. Ama emin olun; .. eğer salt olarak dinledim bitti abi .. beğenmedim işte ’ diyen tiplerden değilseniz, bu şarkıyı anlamaya çalışırdınız. Çünkü bu şarkı çok ama çok şeyi anlatıyor.
Ben size son katkıda ve yardımda bulunmak istiyorum. Bir kitap düşünün, kalınca bir ‘yazsam roman olur’ tarzında bir hikâye. Kitaplar 3 farklı bakış açısıyla yazılır.
A - Protagonist-anlatım : Hikaye başrol oyuncunun sözleriyle ve anlatımıyla anlatılır.
B - Antagonist-anlatım : Hikaye 2. Önemli oyununcun sözleriyle ve anlatımıyla anlatılır.
C - Tritagonist-anlatım : Hikaye yazarın sözleriyle ve anlatımıyla anlatılır.
Şimdi bu cümlelerimi okuyanlara ciddi ciddi bir soru .. Polonya 2010 : bu eser kimin sözleriyle anlatılmıştır, bu hikayede duyguları hisseden ve ezikliği çeken kimdir??
Bu akıllıca işlenmiş ve müzikal anlamda farklı renkleri barındıran bu şah-eser için benim puanım = 11,6 puan (12 üzerinden)