| Oslo Yolculuğundan Hikayeler - 1 |
|
|
Evet .. Didrik'in sesi muazzamdi gerçekten.
O an anliyorsunuz ki elinizde ki fotograf makinesi en büyük hazine. Eurovison.tv sitesi için çalisan adamin fotograf makinesinin yaninda benim Kodak makinem ciliz kaldigi kadar kiytirik bir cihaz statüsüne düsüyordu. Herneyse .. ev sahibi delegasyonuna olan ilgi çok olur düsûncesiyle Norveçli genç muhabirlerin yanina yerlesmeye çalisiyorum, çünkü en yeni dedikodular ve hikayeler onlarda oluyor Didrik ve tayfasi ile ilgili.
Biraz zaman geçmisti .. dedim bu kadar da monoton tahmin etmiyordum bu toplantiyi. Tüm sorular Didrik'e soruluyor, ama cevabi ise besteci Kempe veriyor. Olamaz diyorum bu kadar da kodlasma olamaz. Hersey her detayina kadar ayarlanmis, görev dagilimi yapilmisti sanki. Norveç delegasyonu ev sahibi olarak sanki gizli gündemleri varmis gibi hareket ediyorlardi. Hersey titizlikle detaylara kadar ayarlanmis olduguna tekrar her hallerinden kanaat getirebiliyordunuz. Bayan geri vokallerin makyajlari ve giyimlerine kadar. Hatta erkek geri vokallerin ve didrik'in giydikleri takim elbisenin kalitesini gördükten sonra acep bunlari Türkiye'den mi getirttiler dedim içimden. Kaliteli mal iste. Isikta resmen parliyordular. Daha sonra yanimda ki genç Norveç muhabire soruyorum, bu ne kaliteli giyim kusam .. nerden aldiniz bunlari derken, genç herif 'bilmiyorum' diyor. " Inanabiliyor musun, Didrik'e bayagi yatirim yapmis NRK. Özellikle cilt bakimi yapilmis Didrik'e ' diyerek ekliyor. Vay canina diyorum. Adamin giydigini birak, o zaten parliyor da .. o kellesine de bakim yaptilar ve parlattilar çocugu.
Kafami geri kürsüye çeviriyorum ve bir ara gina geldi sorular ve cevaplardan. Moderatör müydü, yoksa bir muhabir miydi, tam olarak hatirlayamayacagim ama, " bir sarki seslendirebilir misiniz " seklinde bir soru gelmisti. Bu bile komplo olabilirdi dûsüncesi geçiyor aklimdan. Hersey kivaminda gidiyordu ve sorular sorulmus cevaplar tükenmisti. Sarki bölûmüne geçildi birden. Zaten bu toplantilar önceki yillara göre her ne kadar serbest birakildiysa da ev sahipleri her zaman çok zorluk çekmislerdir. Neden diye soracak olursaniz, orada 300'e yakin ev sahibinin muhabir ordusu var. Bu ülke o kadar çok simarik bir havaya girdi ki, resmen dedikodu üretmek için birebir yaris veriyordular. Her gün Tren istasyonundan bedava olan gazeteden alir içine bakardim ve her gün didrik'in boy boy resimleri olunca da bundan bile gina geldi diyordum.
Hele sükür, bir fotograf çektikten sonra makinemin kamera tusunu ayarlayip basliyorum çekmeye. Iste üste ki video görüntüsünün hikayesi bu. Video'da da görüldügû gibi Didrik'in sesi hakikaten iyiydi ve bunu bile antrenman ettikleri besbelliydi hallerinden. Keske bunu antrenman yapacagi yere sahnede söyleyecegi sarkiyi daha çok antrenman etseymis, çünkü çocuk resmen eseri katletmisti final gecesi. (20. oldu neticede)
Final olarak sunu da diyebilirim ki, sanki norveç delegasyonu bir davrani kodu belirlemisti. Simarabilirsiniz ama yerli yerine olacak ve sakin abartmayin gibisinden. En ilginç olay ise bu norveçliler gerçekten 2010 yili tematik pazarlamayi çok iyi yaptilar. Slogan 'share the moment' , yani 'ani paylasalim' olunca, gerçekten bu cümlenin ne kadar da cuk diye oturdugunu anliyorsunuz. Uzun lafin kisasi .. bu ani sizlerle paylasalim ve an'lari paylasmaya devam edecegiz. (basin toplantilarinda ne kadar çok teknik, detay ve diplomasi trafigi dönüyor bir bilseniz ..
Hikayelerimizi okumaya devam ediniz .. Arkasi Yarin !!
Norveç press 1 foto
Norveç press 2 foto
Norveç press 3 foto
|






Facebook
Twitter
Myspace
Yahoo
Digg
del.icio.us
Windows Live
Blogger
Rain Concert
Yorumlar