| Eurovision'da başarılı sayılmanın ölçüsü ne? |
|
|
16 Mayıs gecesi Moskova'da birinci olduklarında Norveç heyetini ve sonrasında da medyasını izledim. O kadar sakin ve o kadar zariftıler ki, duygularında ve tavırlarında hiç bir taşkınlık yoktu. Yarışmadan sonra sakince basın merkezine geçtiler kutlamaları kabul ederek tüm avrupayı seneye Norveç'e davet ettiler.
Oysa biz kazanmış olsaydık arabalarla caddeleri doldurmuş! en büyük Türkiye demeye başlamıştık bile. Zaten salonda bile bir avuç Türk izleyici, Türkiye'ye verilen her 12 puanda kazanmış gıbi cığlıklar atıyor. En büyük Türkiye diye haykırıyorduk. Hal böyle olunca ülkede de herkes işi abartıyor, eleştirirken dozumuzu kaçırıyoruz. 1975 Senesinden bu yana bu yarışmayı izlerim. Bir keresinde beğendiğimiz bir şarkı ve/veya şarkıcımızı hatırlamam.
Şarkıyı beğensek- şarkıcıyı beğenmeyız. İkisini beğenmiş olsak bu seferde dans veya showa bir kusur buluruz. Yada ne bileyim makyaj- kostüm vs.. Bakın geçmişe ve düşünün aklınıza gelenleri tek tek. Ne kadar zor insanlarız anlayacaksınız. Sertab ERENER'e neler denmedi. Kenan DOĞULU'ya- Sibel TÜZÜN'e. Zavallı Gülseren'e yada Mor ve Ötesine. Eurovision şarkı yarışması şu an Avrupanın müzik olayında şampiyonlar ligidir. Türkiye'de bu ligde finallere kalarak, finalde de 4.olmuştur.
Türkiye'yi bu ligde temsil etme yetkisi TRT kurumuna aittir. Bu kurumda ülkesindeki en popüler ve kamuoyu anketlerinde en çok adı gecen sanatçıya bu görevi vererek yarışmaya iştirak etmiştir. Eurovisionlarda bir çok sanatçı ve ekibiyle tanıştım ve çalıştım. Hepsi de ellerinden gelenı en iyi şekilde yapmaya çalıştılar. Bu seneki temsilcimiz Hadise' de böyle yaptı. Ekip olarak Eurovision'a en iyi şekilde hazırlanmaya çalıştı. Moskova öncesi tüm yurt dışı promosyon turlarında azimli ve başarılıydılar. Gittikleri her ülkeden puan almayı başardılar. Bu konuda onları sadece iskandinavya turunu yapmadıkları için eleştirebiliriz. Oralardan da zaten puan almayı başaramadık. Yarışmadan önce ekiple yapmış olduğum röpörtajda bu konuyu onlara hatırlatmış - gerektiğini söylemiştim. Ancak İsveç ve Finlandiya turlarının yapılmayışı da tamamen bir güvenlik sorunuydu ve kamuoyuna açiklanmadı. Yoksa sonradan mini bir iskandinavya tanıtım turu da olacaktı. Görüldüğü gibi buraya kadar her şey planlandığı gibi ve mükemmel işledi. Gelelim Moskova'ya!... ![]() Tüm ülkeler, bu yarışmayı kazanmak istedikleri için ellerindeki en iyi beste ve en iyi sanatcıyla oradaydı. Sonuca ulaşmak için her şey yapıldı. Şirinlik, show, seksapalite, akrobasi vs.. herşey ülkelerce denendi. Amaç birkaç puan fazladan koparabilmekti. Şu bir gerçek ki artık sadece şarkılar değil showlarda yarışıyor. Ülkesi için oraya giden şarkıcıların hepsi kazanmak için sahneye çıkarlar ve tüm becerilerini sergilerler. Çünkü onlar, o an için ülkelerini ve kendilerini bizim onları düşündüğümüzden daha çok düşünürler. Başarısızlık halinde ülkelerinde neler konuşulacaklarını iyi bilirler. Hadise'ye gelince, showunu beğenmeyebilirsiniz. Kostümünüde! Ama bunlar göreceli kavramlardır. Siz beğenmemiş olabilirsiniz. Ancak beğenenler de oldu mutlaka. Hadise'nin performansını beğenmeyenlere de şunu söyleyebiliriz. Moskova'da o kadar kötü bir reji yönetimi vardı ki! tüm ülkeler şikayetteydi. Birinci olan Norveç ekibi bile kaç defa reji ile sorunlar yaşadı. Yine Malta, Bosna, Fransa vs. Gerçekten sizinde Moskova'daki Eurovision teknik ekibiyle çalışma şansınız olsaydı. Ekibimizi daha iyi anlar ve Türk ekibini dördüncülükten önce, sabrından dolayı kutlardınız.
Eurovision'da ne kadar profesyenel olursanız olun, sahne sıranız gelip sahneye çıkıldığında heyecan kolay engellenemiyor. Hatırlayın Kenan'ı - Sertab'ı ve/veya Kayahan'ı, nasıldılar? Uzaktan bakıldığında çok kolay görülebilir. Oraya normal bir konsere çıkar gibi çıkamıyorsunuz. Arkanıza aldığınız milyonlarca insanı düşündükçe! dizleriniz titriyor. Fransa'nın dünyaca ünlü sanatçısı Patricia Kaas bile yarışmadan sonra çok heyecan duyduğunu ifade etmiştir.
Bizim medyamıza baktığımızda kimse Eurovision'un iki elemeli bir final oduğunu hatırlatmak istemiyor. Hadise ilk yarı finalde 172 puanla ikinci oldu. Birinci olan, İzlanda ile arasında sadece iki puan fark vardı. Yine diğer grubun elemesinde ise birinci Norveç, ikinci Azerbaycan oldu. Gruplarda ilk iki sırayı alan bu ülkelerin finalde de ilk dört sırayı aldığını göruyoruz. Ancak bunlar değerlendirilmiyor. İkinci grubun birincisi Norveç birinciliği aldi. Bizim grubun birincisi İzlanda da finalde ikinci oldu. Diğer grubun ikincisi Azerbaycan üçüncü olurken Türkiye'de dördüncü oldu. Yarışmada ilk beş sırayı alan ülkelere baktığınızda diger ülkelerle arasında büyük bir puan farkı görülmektedir. Bu da, bu beş ülkenin yarışmada en çok sevilen şarkı olduğunu gösterir.
Bazı yazarlar diyor ki! Avrupada yaşayan Türklerin oyları olmasaydı! bu derecede alınamazdı. vs vs.. Bende onlara şunu sormak isterim. Eğer sadece Türk oyları ve/veya komşu oyları yetseydi. Neden gecen sene Mor ve ötesi 7. olabildi? Veya neden 2006 da Sibel TÜZÜN sadece 92 puanla 11. olabildi? ''Düm Tek TeK'' Eurovision tarihimizin en çok sevilen ve en iyi şarkılarından biri olmuştur. Öyle olduğu içinde şarkı dilimizde marş; Hadise'de bir gecede sevgilimiz oluvermiştir. Bu ekibi kalplerimizde öyle bir yere oturttuk ki tüm ülke peşinden koştuk. Her televizyon programı onları konuk almak istedi. Her yazar vs onlarla röportaj istedi. Her seveni imza için yollarını gözledi. Sonuçta bu bir yarışma. Gittiler en iyi şekilde yarıştılar ve 4. oldular. Gönül isterdi ki kazansınlar. Şunu unutmayın yarışmalarda her zaman kazananlar konuşulmaz.
Bazen ikinciler üçüncüler dördüncüler birinciyi geçer. Hatırlayın geçmişi Cliff Richard iki defa katldı. İkinci ve üçüncü oldu (1968-1973). Ama şarkısı birinciden çok konusuldu.Yıl 1959 İtalya adına yarışan Domenıco Modugno ''VOLARE'' ıle 3. olmustu. Ama herkez onu birinci bildi. Çünkü birinciden çok sevildi. vs örnekler çoğalabilir. Yıllardır Eurovisionu avrupada o salonlarda izledim. Sadece ve sadece 2003 ve 2009 da salonun Türk şarkısında ayaga kalktığını seyrettım. Puanlama başladığında yanımdaki ınsanların Türkiye'ye puan vermeleri için TURKEY TURKEY diye bağardığını duydum.
Bu o kadar güzel bir duygu ki! gurur duyuyorsunuz. Tüyleriniz diken diken oluyor. Yanımdaki yabancılar Turkey diye tempo tutarken sustum. Onların seslerini dinledim. ( harikaydı ) Ben, Yarıfinalde 2. Finalde de 4. olarak bizleri gururlandırdıkları için başta Hadise olmak üzere besteci Sinan Akçil'e ve tüm ekibe teşekkür ediyorum. Tüm insanlarında bu başarıyı kutlamalarını ve kutladıklarını görmek istiyorum.
Ali DURGUT |




Facebook
Twitter
Myspace
Yahoo
Digg
del.icio.us
Windows Live
Blogger
Rain Concert
Yorumlar