
 | İstanbul’da geçtiğimiz günlerde müzik adına çok güzel bir etkinlik yaşadık. Etkinliğe ev sahipliği yapan Bakırköy Cem Karaca salonuna girerken gerçekten çok heyecanlandım. |
Değerli Eurovision severler
İstanbul’da geçtiğimiz günlerde müzik adına çok güzel bir etkinlik yaşadık. Etkinliğe ev sahipliği yapan Bakırköy Cem Karaca salonuna girerken gerçekten çok heyecanlandım. Organizasyonun ev sahipliğini çok değerli insanlar paylaşmışlar. Ama biz, bize davete yapan sahibi Buket Bengisu üzerinde yoğunlaştık.
Organizasyon sanki aile ortamında bir konser izliyoruz havası verdi. Baştan sona çok sıcak bir atmosfer içindeydik. Program 1975 Turkiye ulusal finalinin sinyal müziği olan Melih Kibar (saygı ile anıyorum) bestesi "Çoban Yıldızı" ile başlarken gerçekten ama gerçekten çok mutluydum. .
Buket Bengisu, 2002 Senesi Türkiye elemelerinde Fani Hodara'nin bestesiyle birinciliği kazanırken birçok sanatçının hayali olan bir festivale ülkesini temsilen katılma hakkini elde etmişti. Kimler bu yarışmaya katılmak istememişti ki. Sezen Aksu, Nükhet Duru, Kayahan, Zerrin Özer vs. kimler yoktu TRT eleme tarihinde…
  [Ali Durgut - Buket Bengisu Eurovision 2002'de Tallin'de * Dünden Bugüne Eurovision'dan 2011]
Yarışma 25 Mayıs 2002’de Estonya'nın başkenti Tallin'de yapılıyordu. 24 ülkenin katıldığı yarışmada o sene Buket 19. sırada sahne almış; oylama sonucunda da 29 puanla 16. sırada yer alarak geceyi tamamlamıştı. Buket elbette ilk 10 arasında yer almayı umuyordu. Elbette en iyi dereceler hayaliydi. Ancak günün şartları ve o yıllardaki oylama sistemi sonuca çok etkili olmustu. Son senelerde olduğu gibi yarışma televoting değildi. Sadece bazı ülkeler televoting yapabilmişti. 2002 Televotingin henüz deneme olduğu, televoting sisteminin tam oturmadığı senelerin biriydi. Öyle ya da böyle; Buket Bengisu Eurovision tarihinde Turkiye için açılmış bir sayfanın kahramanıdır artık. O sayfayı paylaştığı değerli müzik insanlarını da yanına almış. Onlardan aldığı güç ve referansla Turkey 2002 olmuştur. Kimdir o değerli isimler. Fani ve Sami Hodara ve unutulmayacak isim Figen Çakmak o sayfayı onurlandıran şahsiyetlerdir. Buket Bengisu genç bir isimdir ama onun yanında onun gibi genç ve cıvıl cıvıl vokallerde vardır. Eser, Dilek, Gülnur ve içinin güzelliği yüzüne yansıyan Sitare Bilge.
O gece için salona girdiğimde beni karşılayan ilk isimler değerli müzisyenler Fani Hodara ve Figen Çakmak oldu. Onları görünce heyecanım daha da artmıştı. 2002 senesinde Estonya’nın Başkenti Tallin sokaklarında ve provalarda çok şey paylaşmıştım ikisiyle. O günkü heyecanları yeniden yaşadık sessizce. Birbirimizi daha iyi anladık birkez daha. Onlar benim Eurovision sevdama yakinen şahit olmuşlardı. Bende onların o zor koşullardaki anlarına şahittim. TRT o yıllarda bu kadar bonkör değildi temsilcilerimize. Hani derler ya "Sapıyla verdiğini kaşığıyla geri istiyordu " Sizler sadece puan tablosuna ve sonuçlara bakarak 2002'yi değerlendirebilirsiniz. Ama ben o günleri bizzat yerinde yaşayan biriydim. Olanları birebir görmüş izlemiş dinlemiştim. O duygularla izledim konseri. Salondakiler sahneye bakarken ben ara sıra Figen Çakmak hanıma baktım. Hemen yanındaki duygu yüklü güzel insan Sayın Fani Hodara'yi takip ettim. Konser için bana ayrılan yer en öndeydi. Bu benim için büyük bir onur olmuştur. Ama esas duygulandığım an Buket'in konser sonunda benim için yaptığı içten ve duygu yüklü konuşma oldu. Beni anons ederken "Bu konser için Fransa'dan geldi diye başladı."
Elbette gelecektim. Buket Bengisu'yla ve dostlarıyla yapılan bir kader ortaklığımız ve paylaşımımız oldu. Ben onlar için Tallin'e gittiğim gibi; Bu konser için İstanbul’a da gidecektim. Sevgi budur arkadaşlar. Dostluk budur. Dayanışma budur ve olmalıdır da. Buket konserine baslarken çok heyecanlı başladı. İlk şarkısında doğal olarak konser salonuyla göz temasındaydı. Kimler vardı? Kimler gelmişti? Gözleri salonu tararken göz göze geldik. Başımla onu selamlarken, Her şey güzel ve çok iyisiniz anlamında el salladım.
Buket ve ekibi her şarkıda daha coşkulu daha bir yüksek tempodaydı. Sahneye alışmışlar seyirciyle kaynaşmışlardı. Öyle performanslar oldu ki gerçek sanatçılarından daha iyi okudular. 1973 "Tu te raconnaitras" süperdi. "Bana bana" harikaydı. 1983 "Opera"yı söyleyen genç arkadaşı eğer rahmetli Çetin ALP izlemişse kesin gurur duymuştur. 1997"Dinle" şarkısını okuyan Sitare Şebnem Paker’in aynisiydi. 1974 "Waterloo" okunduğunda gözünüzü kapatsanız play back yapılıyor sanabilirdiniz.
"Sufi" adlı şarkımızı inanın ki MFO grubundan çok daha iyi yorumladılar. 1995 "Nocturne" Buket tarafından enfes yorumlandı. Şarkılar o kadar akıcı ve özenli seçilmiş ki! Dinlerken içiniz geçiyor. Anılara dalıyor, zaman tünelinde kaybolup gidiyorsunuz. Bu nedenle olmalı ki konserin bitmiş olduğu anonsu geldiğinde herkes hep birden bir AAAA. Diye seslendi. Evet, o kadar iyiydik o kadar keyifliydik ki bu resmen ağzımıza sürülen bir bal gibi oldu. Biz zaman tünelindeki renkli anılarda dans ederken bu anların birden bire bitmesini kabul edemezdik. Ondandır ki kocaman bir aaaaaaaaaaaa sesi dökülüverdi dillerden.
Şarkılardaki mükemmel yorumlara, görsellik katmak adına bir o kadar da renkli kostümler vardı sahnede. Her şey seyircinin gözü önünde yapıldığı için tam bir tiyatral show izledik. Her şey doğaçlama oldu. Sitare'nin güzelliği muhteşemdi. Bu kızın elinden tutan olsa kesin çok iyi yerlere gelecektir. Gelmelidir de. Yoksa hakkini yemiş olurlar. Bu günlerde herkes ATIYE diyedursun. Bu kız ATİYE 'ye fark atar. Gelecekti solist olarak ta Türkiye’yi temsil eder. Atiye temsile aday olabiliyorsa bu arkadaş niye olmasın değil mi?
Buket'e eşlik eden iki genç vokal arkadaşı daha vardı. Onların şirinliği de Sitare kadar güzeldi. Sahnede Türk sazlarıyla Eurovision anonsu yapılırken tanıdık bir ismi alkışladım. Eski tanıdıklardan Olcay Tankerken; Mesleği olmasa da sunumlarını sade ve güzel yaptı. Tebrik ettim.   [Dünden Bugüne Eurovision'dan 2011]
Konserde yer yer duygu dolu anlarda yaşandı. Buket'e eslik eden orkestranın bir devi vardı. Baba BENGISU. Buket babasını anons ederken baba duygulu ve gururluydu. Bir babanın görebileceği en güzel anlardan biriydi bu. Babayı ayakta alkışladım. Gelecekte kendi çocuğumu hayal ettim. Ben görmesem de bir gün sizlerin çocuklarımı sahnede görmenizi isterim. O zamana kadar beni hatırlayan olur mu bilemem ama bu konu da benim ayrıca hayalimdir. . Eurovision sevgidir. Bu nedenledir ki aşkın sembolü olan kalp ile simgelenmiştir. Sen ben demeden birlik olmalı, sevgi denizinde buluşmalıyız. Eurovision hepimizin ortak paydasıysa eğer! Sen, ben o ya da bu kulüp demeden Eurovision için bir şeyler yapmak adına çalışmalıyız. Turkiye'de hala sen ondansın ben bundanım gibi ayrıcalıklar, çocukluklar yapılıyor. Egoları bırakıp sınırları kaldırınız. Sevgi ve saygı çerçevesinden tatlı rekabetlerle çok güzel şeyler yapılabileceğini yıllardır söylüyorum. Yıllardır da Eurovision için çalışıyorum. Farkı ve farklılığı sizlerde görüyorsunuz o yüzden çok şey diyemiyorum. Sadece insanlara sevmeyi ve birlikteliği aşılayınız demek istiyorum. Sevgi ve dostluk en güzelidir. İşte Buket bengisu o gece bana ve salondaki çok kişiye bunları anlattı ve hatırlattı. Buket Bengisu şahsında tüm orkestraya, vokallere, müzisyenlere, Belediye’ye ve TRT Müzik’e teşekkür ediyorum. Gelecek konser için de yerimi rezerve ediyorum.
Sevgi ve saygılarımla...
.gif)
ALI DURGUT INFE Turkey - EurovisionDream Türkiye Eurovision Kulübü Genel Kordinatörüwww.eurovisiondream.com
|
Yorumlar